Fenomen Yağmur’un trajik ölümü, gizemini korumaya devam ediyor. 3 Nisan 2024’te ABD’de bir sağlık sorunu nedeniyle hastaneye kaldırılan ve burada hayatını kaybeden Yağmur Taktaş, ‘İşte Benim Stilim’ yarışmasıyla tanınmış bir isimdi. Adana’da Kabasakal Mezarlığı’na defnedilen Taktaş’ın cenazesi, 20 Nisan’da ABD’deki otopsinin ardından ülkesine getirildi.
Ailesi, avukatları aracılığıyla, Türk kökenli ABD vatandaşı ressam sevgilisi A.C.F.’yi kızlarının ölümüne sebep olduğu iddiasıyla suçlayarak şikayette bulundu. Aile, Yağmur’un uyuşturucu bağımlısı haline getirildiğini ve sevgilisi tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığını öne sürdü. Bu iddialar üzerine, cenazenin Türkiye’de yeniden otopsiye alınması talep edildi. Mahkeme, 5 Mayıs 2024’te Taktaş’ın cenazesinin Adana Adli Tıp Kurumu morguna nakledilmesi için karar verdi.
Yapılan incelemelerde, cenazede farklı uyuşturucu maddelerin izlerine rastlanırken, vücutta darp izleri ve sigara söndürme izleri tespit edildi. Bu bulgular, Taktaş’ın işkenceye maruz kaldığı yönünde ciddi şüpheler oluşturdu. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, A.C.F. hakkında yakalama kararı çıkardı; ancak A.C.F. hala bulunamadı.
Yağmur’un annesi Ayhan Taktaş, kızını kaybetmenin acısını şu sözlerle ifade etti: “Onsuz yaşamak çok zor. Birlikte geçirdiğimiz zamanları özlüyorum. Kızımın cenazesi geldiğinde, bedeninde şiddet izleri vardı. Bir anne olarak bu duruma dayanmak mümkün değil. Yağmur’u bu hale getiren kişinin bir an önce yakalanmasını istiyorum.”
A.C.F.’nin hayatlarına girmesiyle birlikte sıkıntıların başladığını belirten Ayhan Taktaş, “Kızım sürekli tehdit ediliyordu. Bu durum belki de onun gitmesine neden oldu. Cenazesi geldiğinde, üzerindeki kıyafetleri bile eksikti. A.C.F. her şeyine el koymuştu” diye konuştu.
Taktaş, “Kızımın yaşadığı acıların katbekat fazlasını bu cani yaşamalı. Eğer cezasını bulursa, belki yüreğime su serpilir” diyerek adalet arayışını dile getirdi. Bu olay, sadece bir kaybın ötesinde, birçok sorunun ve şiddetin gözler önüne serilmesine vesile oldu.